Nuri's Corner
Thursday, January 17, 2013
Okeyy, I am back
I will try to write regularly from now on.
Saturday, September 5, 2009
Ruh ve Beden
Bütün bu sorular ve malum cevapları aslında insanın varlığını sadece etten ve kemikten oluşan bir karkas'ın içine hapseden zihniyetin eseridir. Ben burada yeni bir açılım getirmek istiyorum. Aslında bu açılım yeni bir fikir değil. Ancak mevcut bir fikrin üzerine gidip biraz fikir jimnastiği sonucudur. Belki birçok okuyan diyecek ki, bu zaten bilinen bir gerçek. Ama neden o zaman bu sorular hala günümüzde sorun oluşturuyor? Bunun analizini henüz yapmadım.
Gelelim fikrime: Ruh ile beden ayrıdır. İnsan Ruh'tan ibarettir. Beden ise bu Ruh'un, yani insanın isteklerini yerine getiren bir araçtır. Ayrım aslında çok net, neyin Ruh yani İnsan ile ilişkili olduğu, neyin bedenin bir özelliği olduğu çok net.
Örneğin tüm karakter özellikleri dediğimiz özellikler Ruh yani İnsan özelliğimizdir. Ruhumuzdan gelir. Ancak zeka, çeviklik, vs gibi özellikler bedenin özellikleridir. İnsan çok çalışkan ve iradeli olabilir, ancak beden özelliği olan zeka yeterli değil ise sonuç başarılı olmaz. Bu da İnsan özelliğimizde hayal kırıklığı yaratır. Başka bir insanı sevmek, ancak cinsi çekim değil de gerçekten sevmek Ruhun bir özelliğidir. Cinsi çekim, Ruhun tetiklediği, bedenin takip ettiği bir duygudur. Beden sadece verilen emirleri ve refleks olarak oluşan istemleri yerine getirir. Emirleri veren Ruhtur, yani İnsan'dır.
Bu açıdan bakıldığı zaman yukarıdaki soruların cevapları son derece basittir. Darwin bir dehadır, bedenimiz gerçekten bence maymundan gelmiştir. Ruhumuz bu bedene hükmetmek üzere, beden hayvan vasfıyla oluştuktan çok sonra gönderilmiştir. İnsan klonlamak günah değildir, yapılan sadece bedeni kopyalamaktır, yeni bedenin içindeki insan tamamen farklıdır. Bedenimiz toprak olabilir, İnsan her daim vardır. İnsan'ın zaten bedeni terketmesi ölümdür. Ölüm İnsan ruhunun o bedenin sınırlarının dışına çıkmasıdır.
Dolayısı ile bu açıdan bakıldığında birçok soru manasız kalıyor. Bu fikrimi bir değerlendirin bakalım. Bana çok mantıklı geliyor.
Wednesday, April 22, 2009
Anadolujet Rezaleti
Buraya kadar diyebilirsiniz ki, bunu bulduğuna şükret. Adamlar Anadolu'nun her yerine uçan ucuz havayolu koymuşlar, elbette eksikler olacaktır.
Ama bir kere ben İzmir'liyim. Türkiye'nin üçüncü büyük şehri ve en laik şehri. İzmir'den Ankara'ya gitmek için Anadolujet alternatifinden başkası yok. Üstelik fiyatları da TK kadar yüksek. Günübirlik gidiş dönüş için 228 TL para ödedim. Yani aslında TK kadar yüksek fiyat alıyor, TK alternatifini ortadan kaldırıyor, bir de düşük hizmet sunuyor. Aramızda avukat arkadaşlar varsa bunu mahkemeye versek kazanırız.
Kısaca, anladığım kadarı ile laik İzmir'in layığı budur diyorlar. Aynı uçakta muzaffer belediye başkanımız Sn. Aziz Kocaoğlu da vardı. Kendisine yakınışta bulununca, sayın bakanımız ile her görüşüşünde dile getirdiğini söyledi. Umarım bir dinleyeni vardır.
Thursday, December 11, 2008
Lake Sapanca
Wednesday, December 10, 2008
Abant Lake - Where Words End
Abant Lake is one of those places. It is a crater lake at 1300 meters sorrounded with pine trees. I will stop here; just go there in winter time, eat pepperoni in bread loaf and drink hot tea. No more words...
Devrek - Capital of Cane Making
The canes are famous for their strength as well as their decorations. The type of wood used is "kizilcik" in Turkish. The cheaper ones have the handle made of a different wood and glued to the stick. These are not good as they tend to break. The real good ones are made of one piece of wood.
The decorations are varied. You can have so many different ones from just painted to ones with inset decorations and silver plated handles. Prices vary between 17 TL to 750 TL.
I would suggest a short stop there, but do not change your way to go there.
Zonguldak - What a Disappointment
This is the best view you can get from downtown. I am totally disappointed with this city. Why did we come here I don't know. This is definitely not a tourist town.